Trafik Kazaları ve Tazminatlar

Trafik Kazaları ve Tazminatlar

Ülkemizde artan nüfus ve yükselen hayat standartları sebebiyle trafikte kullanılan araç sayısı ve kişi başına düşen araç sayısında ciddi artışlar olmuş ve bu artış her geçen gün devam etmektedir. Ayrıca araç sürücülerine yeterli eğitimin verilmeyişi, denetimlerdeki aksaklıklar, yollardan kaynaklanan kusurlar ve alkol gibi birçok sebepten ülkemizde her gün onlarca yaralamalı ve ölümlü trafik kazası meydana gelmektedir. Meydana gelen bu kazalar sonucunda sadece insanların canı değil aynı zamanda mali nitelikte de çok ciddi maddi zararlar meydana gelmektedir. İşte burada, kazalar sonunda ortaya çıkan maddi – manevi zararların tazmini konusu gündeme gelmektedir.

Birçok vatandaşımızın bu konuda yasalarca kendisine tanınan hakları kullanmadığı gibi birçoğunun da bu haklardan haberdar olmadığını üzülerek görmekteyiz. Bu sebeple hem konunun aydınlatılması hem de yapılması gerekenler konusunda aşağıda bazı bilgiler verilmiştir.

Ölümlü Trafik Kazaları:

Ölümlü trafik kazaları ülkemizde sıklıkla yaşanmaktadır. Bu kazlardan sonra kanun koyucu vefat eden şahsın yakınlarına bazı konularda tazminat hakkı vermiştir. Bu tazminatları, başta destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere cenaze ve defin gideri, vefat eden şahsın vefatına kadar yapılan tedavi ve diğer masraflar, kazaya karışan aracın uğradığı hasarın maddi değeri gibi başlıklar altında ifade edebiliriz. Bu kısımdaki zararlar maddi zarar olarak değerlendirilir ve maddi tazminat talebine konu edilebilir. Bu başlıkları biraz daha açacak olursak;

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı:

Kaza sonunda hayatını kaybeden şahsın desteğinden yoksun kalanların, akrabalık bağı aranmaksızın yoksun kaldıkları bu desteği maddi karşılık olarak talep edebilme hakkını ifade eder. Anne, baba, çocuk ve kardeşler gibi müteveffa şahsın çekirdek ailesinden olanlar bu zararın tazmini talep edebilecekleri gibi, aralarında hiçbir bağ olmadığı halde müteveffadan sağlığında destek aldığını ispat edebilen 3. kişilerde bu tazminatı talep edebilirler.

Çocuk ölümlerinde destekten yoksun kalma tazminatı:

Kaza sonunda vefat eden küçük yaştaki çocuklar için de destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebilir. Anne ve baba çocuğun ileriki yaşlarda kendilerine destek olacağını ileri sürerek tazminat talebinde bulunabilirler. Vefat eden çocuğun ve desteğini alması muhtemel şahsıların yaşları ve diğer etkenler nazara alınarak hesap edilecek tazminat hüküm altına alınmaktadır.

Manevi Tazminat:

Kaza sonrasında hayatını kaybedenlerin yaşadıkları elem ve ıstırabın bir nebze olsun tatmini için yasa koyucu tarafından öngörülmüş bir tazminat türüdür. Manevi tazminat bedelinin takdirini yasa koyucu münhasıran hâkime vermiştir. Hâkim maddi tazminata hükmederken dosyaya ibraz edilen raporlar ve diğer maddi verilerle hareket etmek zorunda iken, manevi tazminat konusunda hâkimi sınırlayan bir durum söz konusu değildir. Ancak bu durum hâkimin tamamen keyfi bir şekilde karar verebileceği anlamına da gelmemektedir. Hâkim tarafların sosyo-ekonomik durumları, kazanın ve vefatın kişiler üzerindeki etkisi gibi olguları dikkate alarak hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedecektir.

Yaralamalı Trafik Kazaları:

Yaralamalı trafik kazalarında ise durum biraz daha farklıdır. Burada kazadan etkilenen şahıs yaşamını sürdürdüğü için destekten yoksun kalma tazminatı yoktur. Bu sebeple uğranılan zarardan birinci derecede etkilenen yaralı şahıs, yaptığı tedavi giderleri, hastane de evinde yattığı sürede çalışamadığı için mahrum kaldığı gelirlerin tazminini talep edebilir. Ayrıca kaza sonrası maruz kaldığı süreçteki elem ve ıstırap için yine manevi tazminat talep edebilecektir.

 

İş Göremezlik Tazminatı:

Kaza sonrası yaralanan şahısta uzuv kaybı, kısmi veya tamamen felç olma durumu veyahut ta meslekte belli oranlarda kazanma gücünü kaybedenler ileriye yönelik olarak bu konuda tazminata hak kazanacaklardır.

Trafik Kazası neticesinde aracın önceki hali ile sonra ki hali arasında meydana gelen değer eksikliğini alıyoruz.

Kazaya karışan araçtaki maddi zararlarda yine zarara sebep olan şahıs ve sigortacısından talep edilebilecektir.

Trafik kazası sonrası dava açılacak olanlar (Davalılar): Bu davaların muhatabı yani davalısı her olayın kendi içinde değerlendirilecektir. Çünkü davalı sıfatı burada çok değişken olabilmektedir. Ancak biz burada sadece belli bağlı konulara değineceğiz.

Kaza sonrası maddi tazminat alabilmekteyiz:

Maddi tazminatlarda ilk muhatabımız yani davalı, aracın sürücüsüdür. Aracı kullanan şahıs rüşt sahibi değilse – çocuksa, akli melekeleri yerinde değilse vb.- bu şahsa velayeten velisine davanın yöneltilmesi gerekir. Diğer bir davalı ise aracın işleteni dediğimiz şahıs veya kurumdur. Kazayı yapan şahısla ruhsat sahibi farklı ise hem kazayı yapan şahsa hem ruhsat sahibine dava açabilirsiniz. Ancak burada da bir husus önem arz etmektedir; sadece aracın ruhsat sahibi olmak, davalı olmak için yeterli değildir. Kazaya karışan araç eğer gerçekten ruhsat sahibinin fiili tasarrufunda ise dava ruhsat sahibine de açılacaktır. Ancak ruhsat sahibi aracı farklı bir şahsa veya kuruma noter kanalıyla satışını yapmış ancak henüz trafikte devir yapılmamışsa o zaman davanın muhatabı aracı noter kanalıyla satın alan ve fiili tasarrufuna alan şahıs olacaktır.

Trafik Kazalarında Sigorta şirketlerinin Sorumluluğu:

Maddi tazminata dayalı davalarda kazaya karışan karşı tarafın aracının ZMMS kapsamındaki trafik sigortası, ortaya çıkan maddi zararları sigortalısı ile müştereken ve müteselsilen ödemek zorundadır. Bu miktar sigorta poliçesinde belirtilen rakamla sınırlıdır. Yani ortaya kaza sonrasında 500.000 TL’lik zarar dahi çıkmış olsa, sigorta şirketi sadece poliçedeki miktar ve sigortalısının kusuru oranında sorumludur. Bu kapsamın dışındakiler için diğer davalılara gidilecektir. şu anda ZMMS poliçe miktarları genellikle 125 ila 175.000 TL civarındadır. Ayrıca sigorta şirketleri sadece maddi zararlardan sorumlu olup manevi zararlardan bir sorumluluğu söz konusu değildir. Meğerki manevi tazminat için sigorta şirketine ekstra bir prim ödenmiş ve sigorta şirketi de bu bedeli ödemeyi taahhüt etmiş olmasın.

Araçların Sigortasının olmaması halinde:

Yasal zorunluluk olarak trafiğe çıkan tüm araçların ZMMS yaptırması zorunludur. Yaptırılmadığı takdirde idari para cezası uygulanmaktadır. Ancak bu sigortayı yapmakla mükellef olan birisinin süresinde sigorta yaptırmaması ve akabinde kazaya karışması durumunda ne olacaktır? Burada da yasalarımız “Güvence hesabı” fonunu öngörmüştür. Yani zarara uğrayan uğradığı maddi zararları sanki kazayı yapan şahsın sigortacısı gibi doğrudan Güvence Hesabına yöneltebilecektir. Güven Hesabı’nın sorumlu olduğu limitlerde yine yasayla ayrıca düzenlenmiştir. Sigorta şirketleri tarafından düzenlenen ZMMS poliçelerinden çok cüzi miktarda yapılan kesintilerle oluşturulan bu fon sayesinde, sigortasız araçlarda bir nevi sigortalanmış olmaktadır.

Tazminat hesaplamalarında dikkate alınacak hususlar:

Trafik kazaları sonunda ortaya çıkan maddi zararların tespitinde birçok unsur dikkate alınmaktadır. Bunların başında kusur gelmektedir.

Trafik Kazaları ve Tazminatlar

MECİT KAHRAMAN HUKUK BÜROSU